Olayların hızlı gelişimi empati yetimizi yok etmişti...
Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Genel Yayın Yönetmeni

Olayların hızlı gelişimi empati yetimizi yok etmişti...

05 Haziran 2013 - 17:03 - Güncelleme: 26 Ağustos 2016 - 14:52

Son bir haftadır yaşananlar gayrimenkul sektörünün içinden biri olarak beni de yakından ilgilendiriyor.

Ancak ne doğru düzgün söyleceğimi söyleyebildim ne de tam olarak suskun kalabildim. Her ağzımı açtığımda twitter da birilerinin hakaretine, küfrüne uğradım. Olaylar sıcak hadi biraz sessiz kalayım dediğimde ise "neden susuyorsun? sen ve senin gibiler sistemden besleniyorlar değil mi? " twitleri uçuştu etrafta.

Hey Allah'ım!

Olay o kadar hızlı ve agresif gelişti ki herkesin empati yapma, farklı düşünme yeteneği kaybolmuştu sanki..

Baştan söyleyeyim bende ilk gezi parkı direnişine destek verenlerdendim. Hem de daha bu direnişler başlamadan önce sessizlik varken biz buraya yapılacak yeni projeleri konuşuyorduk. Yazılarımı takip edenler bilirler.. iyi kötü elimizden geldiğince kendi sektörümüde yakından ilgilendirdiği için İstanbul'a yapılacak yeni projeleri yazdım eleştirilerimi yaptım.

Geziparkı direnişiyle başlayan sonrada içinde çeşitli direnişleri beraberinde getiren, şiddete varan olaylar bana göre Türkiye'de zayıf olan ve bir türlü kendini gösteremeyen, zayıf kalan muhalefetin işini halkın yapması oldu. Muhalefet işini yapıyor olsaydı, halkın tepkisi en azından bu boyutlara taşınmazdı..

Halkın arasına karışmış bu eylemden nemalanmak isteyen provakatörleri saymazsak, bu direniş halkın sesini duyurma patlamasıydı "bizde varız, sesimizi duyun, bizede sorun, heyyyy"

Son dönemde inşaatların yoğun biçimde yapıldığı, gazetelerin manşetlerine, televizyon ekranlarına taşındığını görüyorsunuz. Markalı konut projeleri, ofisler, rezidanslar ve tabiiki AVM ler, kentsel dönüşüm, 2B gibi herkesi ilgilendiren konular hep sıcak gündemimize taşındı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı en önemli bakanlıklarımızdan biri oldu.

İnşaat sektörü yapılan eleştirilere rağmen hız kesmeden yoluna devam ediyor. Ne yapacağız bu kadar projeyi kime satacağız derken en çok eleştirileri ise AVM'ler aldı. Artık avm denince midemiz bulanır duruma geldi. Bir taraftan yapılıyor bir taraftan doğru düzgün fizibilitesi yapılmayan avm ler kapanıyor haliyle.. Buda yetmiyormuş gibi yapılan konut projelerinin içinde bile çok büyük AVM projeleri yapılmaya başlandı.

Aşağı tükürsem AVM, yukarı tükürsem AVM... İsminiz sayamacağımız kadar da kapılarını kapatmaya devam ediyor.

Başta geziparkına yapılacak Topçu kışlası olmak üzere İstanbul'a yapılacak çoğu projenin tam olarak nasıl olacağı sözle anlatılmaya çalışılıyor. Bize her proje AVM olarak yansıtılıyor çünkü yetkililerde böyle diyor. Yoksa yetkililer de AVM nin ne olduğunu bilmiyorlarmı? Ama biz heryere AVM diyoruz heralde lugatımızda başka kelime kalmadı.. Düne kadar AVM dediğiniz proje aslında değilmiş...

Neden proje tanıtımı yapılmadı ve etrafa asılmadı. Bugün en küçük inşaat firması bile yaptığı evleri satmak için maketini yapıyor, medyaya tanıtıyor. Halk tepkisini sosyal medyadan aldığı gazla, arkadaşından aldığı sözlü ve yetersiz bilgiler yerine, yapılacak projeyi yerinde görse, incelese.. Afişler hazırlansa, görsel tanıtımlar elbette projenin yapıldığı yerde yapılsa.. Yapılacak projenin özellikleri ortaya konsa gözler önüne serilse..

En azından neye itiraz ettiğimizi, neye karşı olduğumuzu biliriz. Hepimiz biriz ve aynı ülkenin evlatlarıyız. Dağıttığımız, kırdığımız, sövdüklerimizde yine bizleriz.

Sosyal medyayı önemli bir iletişim mecrası olarak gördüğünü anlatan Avşar, olaylarda geleneksel medyanın kötü bir sınav verdiğini belirterek, akademik dünyanın, sosyal medya üzerinde çalışmalar yapması gerektiğini, özellikle medya okur yazarlığı konusunda, toplumsal hassasiyeti bir kez daha devreye sokmanın zorunluluk olduğunu belirten Avşar, "Medya okur yazarlığı mutlaka ders olarak okutulmalıdır. Gösteriler de bunu ortaya koymuştur" değerlendirmesinde bulundu.

Hatice KOLÇAK Twitter da takip et! @haticekolcak

Hatice KOLÇAK Haber7 için yazdı

 

Son Yazılar