Kentsel dönüşüm, tüketicilerin rızası ile değil kanunla yapılmalı

İzmir'de meydana gelen ve büyük hasarın yaşandığı deprem ile kentsel dönüşüm yeniden gündeme girdi.

Kentsel dönüşüm, tüketicilerin rızası ile değil kanunla yapılmalı
Editör: Hakan A.
03 Aralık 2020 - 08:07
Türkiye için büyük öneme sahip kentsel dönüşüm en fazla konuşulan konular arasında yer alamaya devam ederken, İzmir depremi sonrasında dönüşüm için kritik adımların atılması isteniyor. 

Emlak Pencerem / Kentsel Dönüşüm Haberleri  - 3 Aralık 2020 - İstanbul


İzmir depreminden sonra tüketicilerin önceliğinin güvenli gayrimenkuller olduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Adnan Bozbay ‘İzmir’de kentsel dönüşüm konusunda seferberlik haline geçmeliyiz. Mevcut durumda da vatandaşlar oturdukları binaların deprem riskini e-devlet üzerinden öğrenebilmeli’ önerilerinde bulundu

İzmir’de ada bazında yapılacak projelerle şehirdeki tüm yapı stokunun kentsel dönüşümle depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğinin zorunlu olduğunu öne süren İzmir Ticaret Odası meclis üyesi Adnan Bozbay, ‘Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engel, boğucu bürokratik sistem ve kanunların yetersiz oluşudur. Kentsel dönüşüm, tüketicilerin rızası ile değil kanunla yapılmalıdır. Bu proje gerçekleşene kadar binaların deprem riskini e-devlet üzerinden öğrenilmesi gerekir’ dedi


Müteahhitlerle daire pazarlığı yaparak kentsel dönüşümü gerçekleştiremeyiz

İlk depremde yıkılacağına kesin gözle bakılan binaların mühürlenip, vatandaşların acilen tahliye edilmesi gerektiğinin altını çizen Bozbay, ‘zemini dayanıksız binada oturmaya devam etmek vatandaşın rızasına bırakılmamalı. Vakit kaybetmeden, zemini çürük olan parsellerin üzerindeki yapılar denetlenmeli, gerekiyorsa mühürlenmelidir. Bu alanda denetimi ve yaptırımı kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde uygulamalıyız’ dedi

İzmir’deki yapı stokunun yüzde 60’ına yakının yönetmeliklere uygun olmadığının altını çizen Adnan Bozbay şu önerilerde bulundu;

‘İmar barışı, sorunları parça parça çözmeye çalışmanın bir diğer ifadesidir. Bunun ne gibi sonuçlara neden olduğunu hepimiz acı bir şekilde deneyimledik. Kentsel dönüşümü frenleyen imar barışı süreci yeniden planlanmalı. Müteahhitlerle daire pazarlığı yerine, değer üzerinden paylaşım yapılacak yeni modele geçilmeli. Ön yargılardan arındırılmış değerleme sistemi sonrası doğabilecek haklar, menkulleşmeli ve devlet garantörlüğüne dönüşmeli. Evinden tahliye edilen vatandaşın m2 yerine, hisse payı alacağı modele geçmeliyiz. Acele kamulaştırma için bundan daha geçerli bir sebep olamaz. İzmir’de gerçekleşebilecek daha büyük depreme karşı 'Kentsel Dönüşüm Seferberliği' dışında hızlı bir çözümü yok. Sürecin koordinasyonu için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde, ‘kentsel dönüşüm üst kurulu' oluşturulmalı’

YORUMLAR

  • 0 Yorum