Resesyon nedir? Ülke ekonomileri neden resesyona girer?

Covid-19 nedeniyle Dünya genelinde büyük bir salgın söz konusu. Dev ekonomilerde Resesyon ilanları başlamış durumda. Peki Resesyon nedir, ülke ekonomileri hangi nedenlerle resesyona girer?

Resesyon nedir? Ülke ekonomileri neden resesyona girer?
Editor: Hakan A.
20 Mart 2020 - 16:23
Reklam

Dünya genelinde koronavirüs tehditi nedeniyle ülkeler ekonomik kriz ve resesyon tehlikesiyle çökme noktasına ilerlemeye başlamış durumda. Ülke ekonomileri durgunlaşan, fabrikalar kapatan, dükkanlar kapatılan bir zaman geçiren Dünya ülkeler, resmen virüs salgına teslim olmuş durumda. BU önemli gelişme ülkeleri resesyona sürüklemeye başladı. İlk haber ise Amerika ile alakalı olarak geldi. ABD'nin resesyona girdiği kaydedildi.

Emlak Pencerem / Emlak Rehberi   - 20 Mart 2020 - İstanbul


Küresel tehdit koronavirüs nedeniyle üllkeler adeta kaos ortamı yaşıyor. Resesyon ilanları gelmeye başlamış durumda. Bu durum ülkelerde işsizlik sayılarını, zenginlerin mal varlıklarının erimesine neden olabilecek önemli bir gelişme olarak dikkat çekiyor. Vatandaş ise Resesyon nedir, ülkeler neden resesyona girer sorusunun yanıtını arıyor.

Resesyon nedir?


Resesyon, bir ülkenin ekonomik faaliyetlerinde en az altı ay süreyle gerileme yaşanması nedeniyle reel gayri safi yurt içi hasılanın düşmesi, ekonomik faaliyetlerde duraklaması, negatif anlamda istikrarlı bir konjonktür dalgasında doruğu izleyen reel ekonomik faaliyet düzeyinde ılımlı daralma aşaması olarak adlandırılıyor. Ülkelerin ekonomilerinde yaşanan daralma ılımlı değil şiddetli olursa buna depresyon denmektedir.

ÜLKE EKONOMİLERİ NEDEN RESESYONA GİRER?

İçinde bulunduğumuz bu süreç, soruya en güzel örneklerden biri olacak. Dünya ölçekli, küresel olarak bir sınav atlatmaya çalışldığı Covid-19 olarak adlandırılan CoronaVirus başlı başına dünya genelinde en iyi örnek olarak önümüzde duruyor. Hali hazırda, Dünya genelinde neredeyse tüm ülkeler benzer bir sorun yaşıyor. Koronavirüs nedeniyle, işler durma noktasına girmiş durumda. Ülkelerde dükkanlar kapatılıyor, fabrikalar üretim yapmıyor, satışlar düşüyor, alışveriş duruyor neredeyse hayat duruyor! Bu durumla birlikte ülke kaynaklarının neredeyse tamamı virüs ile savaşmaya harcanıyor. 

  • Ekonomik büyümenin nüfus artış hızının altına inmesi,
  • Kişibaşına düşen milli gelirin durağan ve gerileyen haline dönüşmesi,
  • İşsizliğin artması,
  • Ekonomik faaliyetlerin duraklaması ve gerilemesi,
  • Üretim faaliyetlerinin düşmesi, gibi sonuçla ülkelerin resesyona girmelerindeki en temel sebepleri oluşturur.

Resesyon, makro ekonomide geleneksel olarak reel gayri safi yurtiçi hasılanın(GSYİH) iki veya daha fazla çeyrek yıllık periyodda arka arkaya negatif büyüme göstermesi durumudur. Uzun bir resesyon ekonomik çöküş olarak nitelendirilir.

Durgunlukla mücadelede kamu harcamaları siyaseti, ekonominin tam çalışma düzeyinde balansa kavuşabilmesi için özel harcamalardaki yetersizliklerin, kamu harcamaları ile giderilmesi neticesini doğurmaktadır. Bu tür bir politika ile milli gelir düzeyinin düşmesi önlenmiş, özel sektör harcamalarının azalmasına mani olunmuş ve ekonomideki daraltıcı güçler ortadan kaldırılmaya çalışılarak genişleme sürecine sokulmuş olacaktır.

Durgunlukla mücadelede, kamu harcamalarını aynı düzede bırakarak vergileri azaltma yoluna gidilebilmektedir. Vergileri azaltma politikasının etkinliği için verginin konusunun geniş olması gerekir ki vergi indirimlerinden daha çok kişi istifade ederek, kullanılabilir gelir artarak kişilerin tüketim ve yatırım harcamalarında artış sağlanabilecektir.


YORUMLAR

  • 0 Yorum